SİYASAL\TOPLUMSAL DEĞİŞİMLERİN KİMLİK ARAYIŞINA VE TÜRK EDEBİYATINA ETKİLERİ: BEKİR SITKI KUNT’UN MEMLEKET HİKAYELERİ ÖRNEĞİ

Bu makale 1908’den itibaren netlik kazanan milliyetçilik ideolojisi ile başlayıp Kurtuluş Savaşı ve sonrasında kimlik arayışlarıyla ortaya çıkan Anadolu’ya yönelme akımını ele almaktadır. Temelde öze\kendine dönme çabasını içeren akımın ortaya çıkışı döneminin siyasi, toplumsal koşulları içinde gelişmiş ve zamanla farklı düşüncelerin de katılımı ile iki temel kola ayrılmıştır.

Birinci kol düşünsel düzeyde ilerlemiş, öncüleri, dönemin birçok açmazına teorik çözümler üretmişlerdir. Başta, ırk, din, vatan gibi temel olguları ön plana almayan bir kimlik geliştirmek istenmiş, muhafazakâr olanlar Anadolucu, toplumcu gerçekçi olanlar Memleketçi söylemlerle iki temel koldan yürümeyi sürdürmüşlerdir. Her iki kol da sonraki dönemlerde farklı edebi açılımlara zemin oluşturmuşlardır. İki kolun mensupları da toplumsal dönüşümlere, İmparatorluğun dağılışına, Cumhuriyetin kuruluşuna tanık olmuşlar, edebiyatta, dil ve üslupta arayışlarını sürdürmüşlerdir. Memleket Edebiyatı kolunun öncüleri yurt sorunlarını ön plana almaya çalışan bir çizgiyi benimsemişler, eserlerinde yalın gerçekleri, toplum tabakaları arasındaki ilişkileri, geleneksellikten modernliğe geçme sıkıntıları yaşayan bireyleri ele almışlardır. Türk Edebiyatında “Memleket Hikayeleri” adı ile yayınlanmış (Refik Halit Karay – 1919, Bekir Sıtkı Kunt – 1933, Ayfer Tunç – 2012) üç ayrı eser vardır. 1930’larda hız kazanarak gelişen Memleket Edebiyatı mensuplarından Bekir Sıtkı Kunt’un Memleket Hikayeleri adlı eseri, toplumsal dönüşümün bireyler üzerindeki etkilerini ele alan öykülerden oluşmaktadır.

Türk Edebiyatında Memleket