Edebi Bir Tür : Deneme

Hangi konuları “Deneme”liyim?

Bu da soru mu şimdi? Tabii ki her konuyu

Her okur-yazar potansiyel bir deneme yazarıdır. Bu yazıyı okuyorsanız, deneme ile ilgilisiniz ve belki de kalem kağıda sarılıp yazmaya başlayacaksınız.

 

“Deneme”yi Deniyoruz

Her edebi tür, yaratıcısı açısından zorlu bir ve uzun soluklu uğraşıların ürünüdür. Ancak klasik denemeler tüm türlerin içinde yazılması ve okunması en keyifli olanıdır. Rahatça yazılır, bir solukta okunur. Bu bakımdan çeviri, eleştiri, şiir, roman gibi türlerin dışında denemenin sohbete yakın sıcaklığı onu en hoş türlerden biri yapıyor. Her okur-yazar potansiyel bir deneme yazarıdır. Bu yazıyı okuyorsanız, deneme ile ilgilisiniz ve belki de bir kalem kâğıda sarılıp yazmaya başlayacaksınız.  Klavye de iş görür elbette, dokunmatik veya klasik tuşları olanından.

 Deneyeceğim Tür Nedir?

En basit tanımını, artık kimsenin bakmaz olduğu ansiklopedilerden çıkaralım önce. Bu da klasik tanım olsun:

1- Yazarın herhangi bir konu üzerinde kesin hükümlere varmadan, kendi kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazı türüdür

2- Konusu zengin ve çeşitlidir. Kişiyi veya toplumu ilgilendiren her şey üzerine deneme yazılabilir.  (Hayat, ölüm, aşk, gurbet, sanat, felsefe, din, ahlak, gelenek, siyaset v.b.)

3- Klasik denemeler daha çok felsefe, ahlak, politika, eğitim, edebiyat, sanat gibi evrensel konular üzerinde yazılmıştır.

4- Günümüzde bu türün konuları çok değişmiş, gelişmiş ve farklılaşmıştır. Bu nedenle tanımı yeniden belirlemek gerekebilir. Fıkra, sohbet, eleştiri gibi türlerden denemeyi ayırmak nasıl mümkün olacak? Bunu da yazarın kalemine bırakalım. Yazarımız kalemini hangi türlere uğrayarak nerelerde dolaştırıyor ise  yazısını deneme türündendir diyerek kabul edelim, okuyalım ve yararlanalım.

Hangi konuları “Deneme”liyim?

Bu da soru mu şimdi? Tabii ki her konuyu

Konu sınırsızdır ey okur-yazar. İster oku ister yaz. Tanım değişmelidir dedik ya, zaten değişime uğramış. Hep Montaigne ve Bacon’daki gibi mi kalacaktı? Önceleri kişisel görüşlerin belli bir çerçeve içinde ve belli amaçlar dahilinde anlatıldığı kısa yazılara bu ad verilmiş. Sonraları, tez, öğreti (doktrin) açıklanan eserlere ve uzun edebiyat eleştirilerine de deneme denmiştir. Bugünkü yazın ve iletişim dünyasında daha da farklı özellikleri var artık. Say say bitmez.

Kaynaklar denemenin ayrıntılara inilmeden, birkaç sayfa içinde özetleniveren düşünceler olduğunu bildiriyor. Yazar, kişisel duygularını ve dünya görüşünü ön plan alır fakat kesin ve belirli bir sonuca gitmez. Çünkü her doğruya şüphe ile bakıp onu yeniden ele almak, kendi düşünce, kültür ve bilgi ölçeklerinde sınamak ister. Kalemine bu yönde yol verir. Yazar düşünmektedir ve okuyucuyu da düşünmeye yöneltir. İşte ihtiyacımız olan şey! Hep beraber “deneyelim”. Önce okuyarak sonra da yazarak. Deneme okuyarak düşüncemizin gelişimini besleyelim. Düşüncemiz de bizi beslesin büyütsün. Ne güzel bir işteşlik.