Altın Çakmak- Yunus Nadi Kural

ALTIN ÇAKMAK

Sıcak bir sonbahar günüydü. Göreve başladığımın yanılmıyorsam ikinci ayıydı. Sekreterim Alâeddin Bey, “Nejat Bey geldiler efendim, gümrükte bir sorunları var sizinle görüşmek istiyorlar.” dedi.  “Gelsin” diye yanıt verdim. Alâeddin, kapıyı sonuna kadar açtı ve büyük bir saygıyla Nejat Bey’i içeri davet etti.

 

Yazlık takım elbise giymiş şişman, şişe camı gibi kalın ve renkli gözlük takan birisi içeri girdi.   Buyurun oturun Nejat Bey dedim. Oturdu.  Alâeddin Bey’e de “bize kahve söyle” dedim. Kahveler geldi. Bir sigara ikram ettim. Bir de kendim aldım. Ancak masamın üzerinde dağınık ve tomar tomar evrakın arasında kibritimi bulamıyordum.

Ben aranırken karşımdaki som altından bir çakmak çıkardı. Kendi sigarasını yaktıktan sonra bana uzattı ve “Buyurun, sizde kalsın!” dedi.

İrkildiğimi hissettim.

Çakmak da gerçekten çok güzeldi.

Bir başmüdüre de böyle bir çakmak yakışırdı!..

Düşündüm, bu çakmağı alsam ne olurdu ki?

Ama bu çakmak benim birkaç aylık maaşımdan belki de pahalıydı.

Bunca yıl etik davranan bir bürokratın böyle bir hediyeyi alması yakışık alır mıydı?

Zihnimde fırtınalar esiyor, çelişen düşünceler karşılıklı gidip geliyordu. Yıllarca süren müfettişlik hayatımda hiç kimse bana böyle bir teklifte bulunmaya cesaret edememişti.

 Ama çakmak da çok güzeldi.

 Birkaç saniye kafamdan bu düşünceler geçti, sonra karar veririm diyerek çakmağı onunla benim arama masanın üzerine orta yere koydum. Teklifini yanıtsız bıraktım.

Nejat Söyler biraz sonra sadede geldi. El konulan kaçak eşyası için mahkemeden beraat kararı almış. Karar Yargıtay’dan onaylanmadan eşyayı geri vermemi istiyordu.

Önerisini tereddütsüz reddettim. Sırtımdan soğuk terler döküldüğünü hissettim. Gösterdiğim zaaf nedeniyle kendimden utandım.

Ziyaret bitti. Nejat Bey ayağa kalktı ve kapıya doğru yöneldi.

Arkasından seslendim, ‘Çakmağınızı unuttunuz!

Ben onu size hediye ettim.’ diye yanıt verdi.

Yerimden fırladım ve tam kapıdan çıkarken çakmağı ceketinin yan cebine attım.

 

Bu olay belki de benim hayatımın dönüm noktası oldu. Çakmağı almak gibi bir düşünceyi nasıl aklımdan geçirdiğime inanamadım. Kendi kendimi çok ağır eleştirdim. Belki de bu benim memuriyetim sırasında gösterdiğim ilk ve tek zaafım olmuştu.

Yunus Nadi Kural

İskenderun Gümrükleri Baş Müdürü (1978-1983)